BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN İDEOLOJİSİNİN SÖZDE BİLİMSEL DAYANAĞI: EVRİM TEORİSİ

Bilim Araştırma Vakfı, Evrim teorisinin bilimsel geçersizliğini göstermek amacıyla tüm Türkiye çapında yürüttüğü hizmetlerle, Türk Devleti'nin ve Milleti'nin bekasına yönelik en önemli fikri tehdit olan bölücülüğü ve komünizmi bilimsel yönden dayanaksız hale getirmeyi amaçlamaktadır.

Bilim Araştırma Vakfı'nın, evrim teorisi aldatmacasını Türk toplumunun gözleri önüne seren bilimsel faaliyetleri, bu köhne teoriyi ideolojilerinin sözde bilimsel dayanağı olarak benimsemiş olan bölücü komünist odakları telaşlandırdı. Bu odaklar, ellerindeki çeşitli medya organlarını kullanarak, çökmekte olan Darwinizm'i ayakta tutmaya yönelik bir kampanya içine girdiler. Modern bilimin reddettiği, bilimsel literatürden onyıllar önce çıkarılmış iddiaları gündeme getirerek, evrim teorisiyle hiçbir ilgisi olmayan biyolojik gerçekleri "evrim delili" gibi gösterip, ilgi çekici bir cehalet ve gözükapalılık sergileyerek, evrimi savunmaya çalışıyorlar.

Kuşkusuz sözkonusu odakların bu çabaları bir fayda vermeyecek ve Darwinizm'in tarihe karışmasına engel olamayacaktır. Ama bu çabalar, ortaya çıkardığı sosyolojik bir gerçek nedeniyle önemlidir. Bu gerçek, evrim teorisinin siyasi bir anlama sahip olduğu, başta bölücü terör olmak üzere her türlü komünist ideoloji ve hareketin sözde bilimsel dayanağı olduğu gerçeğidir.

Komünizm ve Evrim Teorisi Arasındaki İlişki

BAV tarafından yıllardır vurgulanan bu gerçek, son aylardaki gelişmelerle birlikte, fiili olarak ispat edilmiştir. Çünkü evrim teorisine sahip çıkmaya çalışan çevrelerin hepsinin, komünist ideolojiye inanan çevreler olduğu görülmektedir. Bu çevrelerin başında, halen bölücülük suçundan cezaevinde yatmakta olan Doğu Perinçek'in önderliğini yaptığı "Aydınlık Grubu" adı verilen bir grup gelmektedir. Bu grubun yayın organlarından "Bilim ve Ütopya" dergisi özellikle son sayılarında, bir yandan evrim safsatasının avukatlığına soyunurken bir yandan da tarihin bu en büyük bilim sahtekarlığını ortaya koyan Bilim Araştırma Vakfı'nın bilimsel faaliyetlerine dil uzatmaya çalışmaktadır. İlerleyen sayfalarda bu yayın organının iddialarının geçersizliğini ele alacağız.

Evrim teorisi ile komünizm arasındaki bu ilişki, 140 yıldır değişmemiş bir ilişkidir ve komünizmin kurucusu olan Karl Marx'la evrim teorisinin kurucusu olan Charles Darwin'e kadar uzanır. Tüm yaşamı boyunca devleti şiddet yoluyla ortadan kaldıracak bir devrimin teorisini kuran Karl Marx, Darwin'in "Türlerin Kökeni" adlı kitabını okuduğunda bizim görüşlerimizin doğal tarihsel temelini içeren kitap budur işte" demiştir. Hatta Marx, en ünlü kitabı olan Das Kapital'i Darwin'e yollarken üzerine şöyle bir not düşmüştür: "Charles Darwin'e ateşli bir hayranından."

Komünizm ve Bölücü Terör

Evrim ile komünizm arasındaki bu ilişki günümüz Türkiyesi için çok önemlidir, çünkü bugün Türk Devleti'nin milletiyle bölünmez bütünlüğünü hedef alan en önemli tehdit olan bölücü terör, doğrudan komünist ideolojiye dayanmaktadır.

Bölücü terör örgütü, bölücü örgüt, sadece lider ve militanların işbirliğinden oluşan sıradan bir suç şebekesi değildir. Örgütün; devletimizi bölme planlarını, terörist eylemlerini, kirli cinayetlerini kendince dayandırdığı bir ideolojisi bulunmaktadır. Bu ideolojinin sloganlarını kullanarak, bölgedeki cahil gençleri kandırmakta, örgütün fikri bir temeli varmış gibi göstermekte, beyinlerini yıkadığı militanları dilediği gibi yönlendirmekte ve bunları canlı bomba olmayı kabul edecek derecede kişilikten ve bilinçten yoksun kitleler haline dönüştürmektedir.

Bölücü terörün ideolojisi ise komünizmdir. Materyalizme ve Darwinizme dayanan bu ideoloji, ahlak, mukaddesat, ruh, maneviyat gibi kavramları reddetmekte, insanların sadece maddi varlıklarını esas almakta, hatta Darwinizmin etkisiyle insanları bir çeşit hayvan olarak görmektedir.

Böylece olunca, sevgi, kardeşlik, merhamet, insanlık, hoşgörü gibi manevi kavramlar bir anda anlamını yitirmektedir. Bölücü örgütün kamplarında komünist fikirlerle beyinleri yıkanan cahil gençler, "sadece güçlü olanın yaşamaya hakkı olduğu" ilkesini savunan Darwinist düşünce gereği, rahatça katliamlar yapabilmekte, gözünü kırpmadan masum insanları öldürebilmektedir.
Bu ideolojinin, terör ve anarşiyi temel yöntem olarak kabul ettiği, gerek kendi literatüründeki açıklamalar ve gerekse yıllardan bu yana dünyanın her yerinde ortaya koyduğu uygulamalarıyla sabittir. Milyonlarca masum insanı katleden Stalin'in, Lenin'in, Mao'nun, Pol Pot'un kanlı cinayetleriyle bölücü örgütün kanlı cinayetlerinin sebebi aynıdır, yani komünist ideolojidir.

Bölücülüğün İdeolojisi Darwinizme Karşı Fikri Mücadelenin Önemi

Bu gerçekler karşısında, bölücülüğe karşı yürütülecek fikri bir mücadelede mutlaka komünist ideolojinin de hedef alınması, bu ideolojinin hem karanlık hem de gerçeklere aykırı bir fikir sistemi olduğunun topluma gösterilmesi büyük önem kazanmaktadır. Bu amaçla, komünizmin tarih boyunca insanlığa karşı işlediği suçlar, komünist örgüt ve rejimlerin uyguladığı vahşetler bölge halkına anlatılmalı, komünizmin dini, ahlakı, aileyi hedef alan düşünce yapısı gözler önüne serilmelidir.

Öte yandan, komünizmin geçersizliğini ortaya koyacak çok önemli bir yöntem de, Darwinizm'in bilim karşısındaki geçersizliği topluma anlatmaktır.

Darwinizmin çürütülmesi ve Yaratılış inancının ispatlanması, materyalizmi yani komünizmin felsefi temelini yıkacaktır. Bu nedenle, manevi değerleri inkar eden materyalist felsefenin varsayımlarından yola çıkarak aile, ahlak, devlet gibi kurumların gereksiz olduğunu savunan komünist fikirler tamamen temelsiz kalacaktır.

Bölücü örgütün, hiçbir bilimsel geçerliliği bulunmayan uydurma bir ideolojinin peşinde koştuğu bölge halkına gösterildiği takdirde, örgütün kullandığı komünist propaganda ve sloganlar etkisiz hale gelmiş olacak, bölücü örgüte ideolojik ve gönüllü katılımlar duracaktır. İşte bu nedenle, güvenlik güçlerimizin bölücü örgüte karşı yürüttüğü kahramanca mücadele, fikri planda komünist ideolojinin ve bunun dayanağı olan evrim teorisinin çökertilmesi ile desteklenmelidir. Bu fikri altyapının çökertilmesi, bölücü teröre  zemin hazırlayan bataklığın kurutulmasını sağlayacaktır.

Bilim Araştırma Vakfı, Evrim teorisinin bilimsel geçersizliğini göstermek amacıyla tüm Türkiye çapında yürüttüğü hizmetlerle, bu sonucu hedeflemekte, Türk Devleti'nin ve Milleti'nin bekasına yönelik en önemli fikri tehdit olan bölücülüğü ve komünizmi bilimsel yönden dayanaksız hale getirmeyi amaçlamaktadır.

Bu yazıda Bilim Araştırma Vakfı'nın, Marksist ideolojiye sahip Bilim ve Ütopya dergisinin Ekim 1998 ve Kasım 1998 sayılarındaki gerçek dışı iddialarına cevap olarak gönderdiği basın bültenlerinden bazı bölümleri aktaracağız. Bu bölümlerde Bilim ve Ütopya dergisinin sözde evrimin delili gibi sunmaya çalıştığı üç konu incelenecektir: (1) Evrimi Reddeden Fosiller  (2) Kuşların Hayali Evrimi ve Archæopteryx Üzerindeki Evrimci Spekülasyonlar ve (3)"Miller Deneyi Aldatmacası.

Yazıları okurken, söz konusu yayın organının, bir 19. Yüzyıl dogması olan evrimi savunmaya çalışırken nasıl kendi elleriyle teorinin açmazlarını, çelişkilerini ve gerçek dışılığını ortaya serdiğini göreceksiniz. Evrimcilerin ne denli asılsız iftiralara başvurduklarına, derginin yetersiz ve bilgisiz yazarlarının daha evrim teorisinin neyi iddia edip neyi etmediğinden bile haberleri olmadığına şahit olacaksınız.

EVRİMCİLERİ TELAŞLANDIRAN KONFERANSLAR

Bilim Araştırma Vakfı'nın düzenlediği, "Evrim Teorisi'nin Çöküşü: Yaratılış Gerçeği" başlıklı dizi konferanslar, Ağustos-Kasım 1998 döneminde 15 ayrı ilde gerçekleştirildi. Konferanslar halen tüm yurt çapında düzenlenmeye devam ediyor.



Bölücü Terörün İdeolojik Temeli Darwinizm Çökmüştür...
Evren Yoktan Yaratıldı
Zamansızlık ve Kader Gerçeği
Göz ve Darwin
Fosiller Evrimi Reddediyor
Kuşların Hayali Evrimi ve Archaeopteryx Yanılgısı
Miller Deneyi Aldatmacası
Darwin Formülü
Bölücü Örgütün İdeolojisinin Sözde Bilimsel Dayanağı 
Savunma Sistemi

YAYINLAR

 
Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail - E-mail Listesine Kayıt