Ankara, Ata’nın vefatından 52 yıl sonra, Onun anısına adanmış bir organizasyona tanık oldu.  9 Kasımda Bilim Araştırma Vakfı’nın Hilton Oteli’nde düzenlediği konferans Atatürk’ün dış ve iç siyasete bakışını ve bu konudaki tavrını aydınlatma amacı taşıyordu. Ankaralı üniversite gençliğinin ve vakıf üyelerimizin izlediği konferansa DYP genel  başkan yardımcılarından Yaşar Topçu, Prof. Dr. Sina Akşin katıldılar.

Yasar Topçu
Yaşar Topçu

İlk konuşmacı Yaşar Topçu, Atatürk’ün demokrat kişiliğinden ve onun devrimlerinin günümüze  yansımalarından bahsetti. Topçu şunları söyledi:

”İlk kurtuluş mücadelesinde Türk milleti için alınan en önemli karar Mustafa Kemal’in bağımsız bir ülke kurma kararıydı. O şartlar altında bu kararı almak, alınan bu karar uğruna hayatını ortaya koymak olağanüstü bir cesaret ve kararlılık örneği, kısaca bir mucizedir. İşte Türkiye Cumhuriyeti’ni, egemenliğimizin altına alan bu olağanüstü karar borçluyuz.”

İkinci konuşmacı Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sina Akşin’di. Sina Akşin üniversiteli gençlerin şehirlerarası bir organizasyon düzenlemesinden çok etkilendiğini belirterek konuşmasına başladı.

Prof. Dr. Sina Aksin
Prof. Dr. Sina Akşin

Akşin’in üzerinde durduğu ilk konu Kurtuluş Mücadelesi’nin verildiği koşullardı. Akşin, Atatürk’ü anlamak için onun içinde bulunduğu devri anlamanın şart olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: "Ülke işgal altındayken İngilizlerin barış önerisi, bakanlıklarda bir İngiliz müsteşar bulunması, boğazların İngiliz denetimine girmesi, ekonominin yine İngilizlerin kontrolü altında olmasıydı. Sevr Antlaşması o günün insanlarını damgalayan ateşten bir damgadır. M. Kemal ve arkadaşları ise kayıtsız şartsız tam bir bağımsızlıktan yanaydı.” 

Akşin bunu bir zihniyet farkını, bir çağ farkı olarak yorumladı ve "Sevr'i geçersiz kılan ve Lozan'ı gerçekleştiren de bu zihniyet farkıdır. Atatürk’ü anlamak için önce bu zihniyeti, bu tam bağımsızlığa duyulan aşkı anlamak gerekir” dedi. 

Son konuşmacı Bilim Araştırma Vakfı’ndan bir yetkili değindiği devrimlerin öncelikle fikirsel planda devrim niteliği taşımasının gerekli olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Her zafer bir fikrin yerleşmesine yaramalıdır. Zaferler onları yücelten anlamlı kılan fikirsel, kültürel zaferlerle desteklenmezse kısa sürede unutulur, tarihine karışır. Belki de Kurtuluş Mücadelemizi  yücelten, unutulmaz kılan en önemli şey, hemen ardından gelen fikirsel ve kültürel mücadelemizdir. Zaferin ardından gelen bu fikirsel hamlenin temelindeki amaç cehaletten kurtulmak, insanları birbirine yaklaştırmak ve Türk Milletini tek bir vücut haline getirmekti. Mustafa Kemal’in mücadelesinde bu amacı görürüz. “Ben kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek istiyorum” sözü onun demokrasiye, insan sevgisine, milletine verdiği değerin belki en anlamlı ifadesidir."
Konuşmasını Mustafa Kemal’in milletiyle bütünleştiğini vurgulayarak, onun bir sözüyle tamamladı:”Yüksel Türk, senin için yükselmenin sınırı yoktur.”
 

ATATÜRK KONULU KONFERANSLAR
Atatürk ve Laiklik
Atatürk ve Türk Gençliği
Atatürk ve Sanat
Atatürk Türkiye'sinde Tiyatromuz
Atatürk ve Siyaset
Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı
Atatürkçü Düşüncede Türk Edebiyatı
Atatürkçüğün Işığında Türk Kadınının Geleceği
Türk Sporunun Dünü Bugünü
Başöğretmen Atatürk

ATATÜRK YAŞIYOR

 
Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail - E-mail Listesine Kayıt