BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI ÇİZGİSİNDEKİ BİR DERGİ: 
RÖNESANS

Bilim Araştırma Vakfı'nın temsil ettiği Atatürkçü, milliyetçi, mukaddesatçı çizgide yayın yapan Rönesans dergisi, Atatürkçülüğü tüm yönleriyle anlatan, Atatürk hakkında inceleme ve araştırma yazılarının yer aldığı bir yayındır. Rönesans birçok Atatürk özel sayısı hazırlamış ve bunlar ülkemizin en seçkin isimlerine ücretsiz olarak gönderilmiştir.

BAŞYAZI
Atatürk Susturulamaz

Politikacısından yazarına, akademisyeninden sanatçısına, yüzlerce aydın artık Atatürkçülüğü ciddiye alıyor. Çok değil bir sene öncesine kadar gösterilen ürkek, çekingen tavırlar yerini güçlü ve cesur girişimlere bıraktı. Günden güne gözlemlediğimiz gelişmeler göğsümüzü kabartıyor. 

Bir yandan da gelişmelerden rahatsızlık duyanlar sinsi hazırlıklar içindeler. Bunlar ellerindeki tüm imkanlarla her yerde karşımıza çıkıyorlar. Kimi elindeki gazeteyi kimi başkanı bulunduğu kuruluşları kalkan yapıyor. Büyük bir sindirme operasyonu sürdürüyorlar. 

Peki kim bu insanlar? Ne istiyorlar? Birlik ve beraberlik içinde güçlü bir Türkiye için yapılan her faaliyetin karşına çıkan bu insanları gerçek yüzlerini tanıtmayı gerekli gördük. 

Evet, artık herkes biliyor. İstediği kadar Atatürkçü rolü oynasın, istediği kadar milliyetçi görünsün. Masonluk sır olmaktan çıktı bizim için. Dışardan yönetilen bu gizli örgütün neyin peşinde olduğunu, kökenini, hedefini kendileri de saklayamıyorlar.

Atatürk devrimleri zincirinin gözardı edilen bir yönü 1935’de Mason localarının kapatılmasıydı. Bu şekilde, yapıldığı her ülkede devrimlere sahiplenmeyi gelenekselleştirmiş ve milli karakterimizle taban tabana zıt bu gizli tarikata karşı Atatürk sistemi garantiye almıştı. Dolayısıyla tekkelerin kapatılması ile locaların kapatılması arasında herhangi bir fark yoktu. 

Yoksa 1935’deki siyasi ortama baktığımızda hedefe ulaşmaya ramak kalmıştı. Ama karşılarında Atatürk vardı, beklediler. Onun varlığı planları geçersiz kıldı. Ama ölümünden sonra localar tekrar açıldı. Milli birlik ve milli egemenliğimiz karşısındaki belki de en tehlikeli bu grup, 1948’de tekrar faaliyete geçti. 

Masonluk kendisini böylesine lekeleyen bir insana elbet ders vermeliydi. Ona birşey yapamadılar ama ideolojisini, ülküsünü ayaklar altına almak için ellerinden geleni yaptılar. Bugün “Atatürkçülük Yetmiyor”, “Putlaşan Türk Atatürk” gibi başlıklarla sürekli olarak halkı milli ülkümüzden koparmak istediklerini açıkça gösteriyorlar. 

Aydın gençlerin Atatürk’ü yeniden keşfetmeleri ve Türkiye üzerinde oynanan oyunları görmelerinin kimlerin işine gelmediği çok açık…

Bizler planlarını biliyoruz; onları nasıl altedebileceğimizi de. Ve üzerimize yüklenen dev sorumluluğun farkındayız. 

İşte böyle bir ortamda milli Egemenlik  Partisi doğuyor. MEP, Atatürçülüğün ve Türkiye’nin üzerine yıllardır yığılan sorunlara üreteceği çözümlerle, göstereceği alternatilerler yeni bir bakış açısı olacak. 
    Genç, dinamik ve en önemlisi kararlıyız. Atatürkçülüğü şekilden, yalandan arındırıp da Türkiye’nin gündemine tekrar getirdiğimizde görevimizi yapmış olacağız.


Bilim Araştırma Vakfı'nın  Atatürkçülüğü  koruma,  yaşatma  ve gelecek nesillere  taşıma  ideali  doğrultusunda  yayınladığı  "Rönesans"  isimli derginin  sayılarından  bazıları.

RÖNESANS DERGİSİ'NDEN ALINTILAR






Adnan Oktar: "Dünyaya yüzlerce yıl düzen vermiş milletiz. İdaremizdeki milletlere kendimizi baskı, korku ve zulümle değil, güzel ahlak ve adaletle kabul ettirdik." ("Miliyetçilik Bilinci", Rönesans sayı 6, s.1) 

* * * 

Adnan Oktar: "Genç dinamik ve en önemlisi kararlıyız. Atatürkçülüğü şekilden, yalandan arındırıp da Türkiye’nin gündemine tekrar getirdiğimizde görevimizi yapmış olacağız." ("Atatürk Susturulamaz", Rönesans sayı 5, s..3) 

* * * 

Adnan Oktar: "Atamızın büyük bir güvenle gençlere verdiği dev sorumluluğun bilincinde olan bizler bir şeyler yapmayı kaçınılmaz gördük. Bu çerçevede kurduğumuz Bilim Araştırma Vakfı’nın Atatürkçülüğün ve Türk Milletinin karşısındaki sorunlara kalıcı çözümler getireceğine inanıyoruz." ("Atatürkçü Bir Gençlik İçin" Rönesans sayı 3, s. 3) 

* * * 

Adnan Oktar: "Ordumuz 1200 yıldan bu yana islamın ve Türk’lüğün bayraktarlığını yapan dünyanın en şanlı ordusu. Devletimizin, yüce Türk milletinin, Atatürk ilke ve inkilaplarının sarsılmaz bekçisidir." ("Atatürk Unutulmamalı", Rönesans, sayı 3, s. 17) 

* * * 

Adnan Oktar: "Milli ve manevi değerlere tam bağlılık göstermek gerekir. Bunun da yolu aile bağlarını güçlendirmek ve eğitimden geçiyor. Ailelerinden yeterli yakınlığı göremeyen ve gerçek Atatürkçü eğitimi de alamayan gençlerimiz ya komünizm ya da yobazlık batağına saplanıyorlar. Çocuk, ruhunun ihtiyaç duyduğu herşeyi anne babasında bulmalı ki bunu dışarda aramasın. Eğitim ise bilim kültür ve sanat getirir. Bunlar da bir zincirin halkaları gibidirler. Aile bir toplumun herşeyidir. Ailenin ayakta durması iki faktöre bağlıdır. Bunlardan birisi eşler arası sadakat, diğeri çocuk ebebeyin arası saygı. Bu ikincisi en az ilki kadar önemli. Fuhuş, sefahat ve sadakatsizliğin propagandasını yapanlar karşılarında tek engel olarak aileyi görüyor ve bu yüce kurumu yıkmak istiyorlar." ("Atatürk Unutulmamalı", Rönesans, sayı 3, s. 15) 

 
Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail - E-mail Listesine Kayıt