BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI GÖZÜYLE DEMOKRASİ 

Bilim Araştırma Vakfı camiası, bugüne kadar hep demokratik, karşılıklı saygı ve hoşgörünün hakim olduğu ve sorunların diyalogla çözüldüğü bir Türkiye özlemi içerisinde olmuştur. Çünkü 80 yıla yaklaşan cumhuriyet tarihimiz boyunca bir çok defa kritik dönemeçlerden geçen Türk Milleti, bütün sıkıntıların ancak tam ve eksiksiz demokrasiyle aşılabileceği gerçeğini kavramıştır. Bunu özellikle şu son dönemde, oldukça net bir biçimde görebiliyoruz. Tek sesliliğe dayanan, eleştirinin, farklı fikirlerin olmadığı rejimler birer birer yıkılmakta veya bu ülkelerde büyük bunalım ve kaoslar yaşanmaktadır. 

Demokrasi gerçek anlamda çok sesliliğin ifadesi olan rejimdir. İnsan hak ve hürriyetlerinin teminat altında olması, herkesin düşüncesini özgürce ifade edebilmesi demektir. Ancak, hepsinden önemlisi, demokrasi, hangi düşünceyi benimserse benimsesin, neye inanırsa inansın başkalarının hak ve hürriyetlerine müdahale etmedikçe, her insanın, özgürce yaşamasını hedef alan bir yaşayış biçimidir. 

Demokrasi bir uzlaşma rejimidir. Katılımcılığı esas alır ve bilinçli bireyler oldukça ayakta durması mümkündür. Çünkü yöneteceği insanlar tarafından seçilen ve bir anlamda onların vekaletini alan kişi büyük bir sorumluluk yüklenmiştir. 

Büyük Önder'in devrimleri analiz edildiğinde, demokrasinin ayrı bir önem taşıdığı ortaya çıkmaktadır. Milli egemenlik, milli birlik ve beraberlik gerçekte tümüyle demokrasi prensipleri üzerine kurulmuştur. Bugün milletimizin en temel ihtiyacı, kuşkusuz, bu modelin yaşatılması ve geliştirilmesidir. 

Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasından sonraki dönemde, Atatürk, demokrasinin ülkemizde bütün kurum ve kuruluşlarıyla tam anlamıyla yerleşmesi için büyük bir mücadele vermiştir. Nitekim çok partili hayata geçmenin ilk denemeleri de yine Cumhuriyet'in ilk yıllarında gerçekleştirilmiştir. Şartların da zorlamasıyla bu girişim o dönemde tam olarak hedefine ulaşamamış olsa da, 1950'li yıllardan itibaren Türkiye, Atatürk'ün çizdiği çerçevede çok partili demokratik modeli benimsemiştir. 

Bugün birçoklarının uzun araştırmalar, gözlemler ve denemelerle kavrayabildiği bu değerleri Atatürk’ün 1920’li yılların şartlarında ortaya koyması ve kararlılıkla uygulatması onun dehasının ve ileri görüşlülüğünün göstergesidir.

İşte BAV camiası, Türkiye’de demokratik, uzlaşmacı ve herkesin birbirine saygı gösterdiği bir ortamın bekası için mücadele vermekte ve her zaman devletimizin, millet menfaatlerinin, kanun ve hukukun yanında bu mücadelesini sürdürmektedir. 

 
Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail - E-mail Listesine Kayıt