BAV tarafından düzenlenen “Evrim Teorisinin Çöküşü: Yaratılış Gerçeği Konferansı”, bilim dünyasının ünlü isimlerini İstanbul’da bir kez daha bir araya getirdi.

Nisan ayında İstanbul’da ilki düzenlenen konferanslar dizisinin ikinci ayağını oluşturan konferansa halkın ilgisi büyük oldu. Kalabalık bir dinleyici topluluğu tarafından izlenen konferansta sırayla söz alan bilim adamları, dinleyicilere, son yıllarda bilim çevrelerinde büyük kabul görmeye başlayan “yaratılış bilimi” konusunda doyurucu bilgiler sundu. 

Konuşmacılar, teorinin bilimsel altyapısının yanı sıra, geçersizliğini ispatlayan sayısız bilimsel bulgu olmasına karşın, bilimsel bir gerçek olarak tanıtılmasının nedenleri üzerinde durarak Evrim Teorisinin bilimsel bir gerçeklik değil, materyalizm dininin uzantısı ideolojik bir inanç olduğunu belirttiler. 


BAV üyesi Altuğ Berker
Konferansın açılış konuşmasını, Bilim Araştırma Vakfı üyesi Altuğ Berker yaptı. Altuğ Berker’in ardından konferansta ilk sözü, bugüne dek 300.000 öğrenciye yaratılış konusunda eğitim veren Amerikalı biyoloji profesörü Michael P. Girouard aldı. Girouard, konuşmasında canlılığın, cansız kimyasallardan oluşması dolayısıyla sadece kimyadan ibaret bir olgu olmadığını belirtti. Bugüne kadar cansız kimyasallarla yapılan hiçbir laboratuar deneyinde yaşamsal fonksiyonlar elde edilemediğini ve evrimcilerin canlı kimyasalları kullanarak yaptıkları deneylerle, insanları canlılık elde ettikleri yolunda kasıtlı olarak yanlış bilgilendirdiklerini vurguladı.


Prof. Michael P. Girouard
Girouard’in ardından kürsüye gelen kimya profesörü Edward Boudreaux, izleyicilere, maddenin ve canlıların kimyası hakkında çeşitli temel bilgiler sundu. 

Konferansın dördüncü konuşmacısı, tüm Amerika çapında büyük bir üne sahip mikrobiyoloji profesörü Carl B. Fliermans’tı. Ülkemizde “Lejyoner Hastalığı” olarak bilinen hastalığın virüsünün bulunmasında başrolü oynayan Fliermans, çevresel mikrobiyoloji konusuna değindi. 

Evrimcilerin hayatın ilkel şartlarda kendiliğinde oluştuğuna ilişkin temelsiz  iddialarına kanıt olarak tanıttıkları Miller deneyinin, bilimsel  bakışla hangi açılardan geçersiz olduğunu açıkladı. Sözkonusu deneyin, doğal şartların oluşturduğu ortamı yansıtan ortamda gerçekleştirilmediğini, bunun aksine, tüm deney koşullarının dizayn edildiğini belirtti. 

Konferansta Prof. Fliermans’ın ardından sözü, dünyanın evrim konusundaki en ünlü bilim adamlarında biri olan ve bugüne kadar 30 ayrı ülkede 500’den farklı konferans, tartışma ve panele katılmış olan biyokimya profesörü Duane Gish aldı. Gish, konuşmasında, Evrimcilerin iddia ettiği maymundan insana geçiş evrimi konusunu yoğun olarak ele aldı. 

Evrimci iddiaların doğru olmasının maymundan insana geçişin izlenebildiği ara geçiş canlılarının fosillerinin bulunmasına bağlı olduğunu bu nedenle evrimcilerin iddiasını doğrulayan milyonlarca fosil bulunması gerektiğini, buna karşın 150 yıldır aralıksız yapılan araştırmalara rağmen bugüne dek bir tane bile ara geçiş formu bulunamadığını ve sadece bu gerçeğin bile Evrim teorisini tek başına geçersiz kıldığını belirtti. 

Prof. David Menton
“Evrim Teorisinin Çöküşü: Yaratılış Gerçeği Konferansı”nın altıncı konuşmacısı, öğretim üyeliği yaptığı Washington Üniversitesi’nde 1997-1998 yıllarında “yılın profesörü” seçilen David Menton’dı. Menton konuşmasını büyük ölçüde, Evrimcilerin sürüngenlerin kuşlara dönüşümüne ilişkin iddialarına, kuşların tüylerini ve sürüngenlerin pullarının karşılaştırmasına ayırdı. Bilgisayar gösterileri eşliğinde sürdürdüğü konuşmasında Menton, dinleyicilere bu çok farklı iki kompleks yapının evrim geçirmesinin bilimsel açıdan imkansız bir ihtimal olduğunu kanıtlayıcı modern bilim bulgularını sundu. 

Konferansın kapanış konuşmacısı ise, Amerika Yaratılış Araştırmaları Enstitüsü (ICR)’in başkanı jeolog Prof. John D. Morris’ti. Evrim teorisinin, doğruluğuna ilişkin tek bir somut kanıt bulunamamasına, aksine geçersiz olduğunu gösteren sayısız bilimsel kanıt elde edilmesine rağmen bilim adamları tarafından savunulmasına ve topluma benimsetilmeye çalışılmasının altında, teorinin ateist bilim çevrelerinin dini inancı konumunda olmasının yattığını belirtti. Amerika’da Evrimci bilim adamlarının materyalist ve Allah’ı tanımaz felsefenin topluma işlenmesi konusunda yürüttüğü çalışmaların, Amerika’nın bugün yaşamakta olduğu ırkçılıktan homoseksüelliğe kadar birçok büyük sorunda pay sahibi olduğunu söyledi. Türkiye’nin, Amerika ile aynı noktaya gelmeyeceğine yürekten inandığını ve bu anlamda çok önemli çalışmalar yürütmekte olan Bilim Araştırma Vakfı’na gerekli toplumsal desteğin verilmesi gerektiğini belirten Morris, konuşmasının bitiminde izleyicilerden büyük alkış aldı.

 
Prof. E. Boudreaux

Prof. C. Fliermans
Prof. Duane Gish
Prof. John D. Morris
 


Konferanslarla ilgili geniş bilgi için
konferans@bilimarastirmavakfi.org

adresinden bağlantıya geçebilirsiniz.

Konferanslar Serisi >>>

 
Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail