DİNLER TERÖRÜ LANETLER KONFERANSI

MÜSLÜMANLAR, HIRİSTİYANLAR ve MUSEVİLER İSTANBUL'DA BULUŞTU

Vakfımız tarafından organize edilen "Dinler Terörü Lanetler" başlıklı konferansta dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen Müslüman, Hristiyan ve Museviler, dünya barı şı için tüm dinlerin işbirliği içerisinde olması gerektiğini vurguladılar.

23 Haziran Pazartesi günü İstanbul Sepetçiler Kasrı'nda gerçekleştirilen konferansta BAV tarafından hazırlanan sinevizyon gösterisi ilgi ile izlendi.

Konferansın açılış konuşmasını yapan BAV Başkanı Tarkan Yavaş tüm dünyaya barış, hoşgörü ve medeniyet götüren Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihsel mirasçısı olan Türkiye'nin dünya barışını yeniden oluşturabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi. Osmanlı İmparatorluğu'nun tüm ırk, din ve mezhepten insanı eşit muameleye tabi tuttuğunu söyleyen Tarkan Yavaş, dünyanın yeni bir Osmanlı İmparatorluğu'na muhtaç olduğu gerçeğine vurgu yaptı.

Yavaş, tüm inanan insanların materyalist felsefe ve dinsizliğe karşı mücadele etmesi gerektiğinin altını çizdiği konuşmasında, tüm kötülüklerin yeryüzünden yokedilmesi için insanların Allah'a karşı sorumlu olduğunun hatırlatılması gerektiğini söyledi. Terörün bireysel olduğunu ve hiçbir semavi dinde terörün yerinin olmadığını söyleyen Yavaş, 21. yüzyılın tüm dünya için barış yüzyılı olması temennisinde bulundu.

Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı Altuğ Berker ise konuşmasında semavi dinlerin ortak yönlerini ön plana çıkararak başta materyalist felsefe ve Darwinizm olmak üzere tüm sapkın akımlarla mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

AKP milletvekili Nevzat Yalçıntaş ise dünya barışı için tüm dinlerin ortak bir kararlılık içerisinde hareket etmesinin önemini vurguladığı konuşmasında Osmanlı İmparatorluğu'nun azınlıklara hoşgörüsünden örnekler verdi.

Konferansta kısa bir konuşma yapan Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Hayrani Altuntaş, İslam dininin barış dini olduğunu Kuran ayetleri ışığında anlattı. Haksız yere insan öldürmenin tüm insanlığı öldürmek gibi olduğunu belirten Altuntaş "İnsan hayatının gayesi iyiliktir, din ve ırk ayrımı yapmadan tüm insanlığın iyiliği için çalışılması müslümanlar için bir sorumluluktur" dedi.

Müslümanların tarih boyunca teröre ve terörizme karşı olduğunu söyleyen Rusya Federasyonu Müftüsü Ravil Gaynutdin ise terörün en fazla çilesini çeken insan topluluğunun müslümanlar olduğunu söyledi. Tarih boyunca din adına katliamların gerçekleştirildiğinin bir gerçek olduğunu belirten Gaynutdin, tüm dinlerin teröre karşı ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Konferansta bir konuşma yapan California Başhahamlığı'ndan David Seidenberg, Tevrat bölümlerinden örnekler sunarak barış ve kardeşlik mesajları verdi. Filistinlilerin temel hak ve özgürlüklerini savunması ile tanınan Seidenberg, Tevrat'ın özünde zulme ve savaşa karşı olduğunu söyledi. Tarih boyunca dinlerin suistimal edildiğini söyleyen Seidenberg, şeytani güçlerin kutsallıkla karıştırıldığını ve dinlere bu şekilde fitnelerin sokulduğunu söyledi. Bunun en bilinen örneğinin ise Ortaçağ'daki Engizisyon Mahkemeleri olduğunu belirtti.

Konferansa İsrail'den katılan Jarusalem Hahamı Joshua Engelman terörün tarihsel kaynaklarını anlattığı konuşmasında "terörü ortadan kaldırmak için ilk önce Allah'ın kutsal kitaplarda insanlığa ne anlattığını çok iyi kavramamız gerekir" dedi. Engelman konuşmasında bu tür etkinliklerin ön yargıları kıracağını ve barışın önündeki engelleri kaldıracağını söyleyerek etkinliği düzenleyen BAV yöneticilerine teşekkür etti.

Rusya Federasyonu Hahambaşılığı'ndan Alexander Lakshin ise, insanlar arasındaki farklılığa hoşgörü ile bakmanın Tevrat'ın temeli olduğunu söyledi. Hahambaşı Lakshin, bu gerçeği gözardı eden bazı radikallerin kesinlikle gerçek musevi olmadıklarını söyledi.

Rusya Ortadoks Kilisesi Başrahibi Igor Vyzhanov ise, din adına terör eylemlerine girişenlerin aslında kendi dinlerine zarar verdikleri tesbitini dile getirdi ve yeryüzündeki kötülüklerle mücadele etmenin, tüm inananlar için sorumluluk olduğunu hatırlattı.

Rusya Hahambaşlığı'ndan Alexander Lakshin Rusya Federasyonu Müftüsü Ravil Gaynutdin
Rusya Katolik Kilisesi'nden Adjey Stetskevich Rusya Ortadoks Kilisesi'nden Igor Vyzhanov
Rusya Katolik Kilisesi'nden Adjey Stetskevich, BAV Başkanı Tarkan Yavaş'tan plaketini alırken. Fener Rum Patriği I.Bartholomeos'un vekili Meletius Sakoulidis.
Telaviv Hahamı Yehoshua Engelman

Bulgar Kiliseler Birliği'nden Nikola Petkov üç din arasında bu tür işbirliği çalışmalarının olduğunu görmekten büyük mutluluk duyduğunu, bu tür etkinliklerin dinlerin barışına büyük katkıda bulunacağını söyledi.

Vatikan Fahri Elçisi Marovitch, Türk Presbiteryen Kilisesi'nden Turgay Üçal ve diğer azınlık cemaat mensupları yaptıkları kısa konuşmalarda bu tür bir konferansın düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

Konferansın kapanış konuşmasını yapan Kültür Eski Bakanı Agah Oktay Güner, Bilim Araştırma Vakfı'nın genç ve dinamik yöneticilerine böyle yararlı faaliyetlerde bulundukları için teşekkür etti.

Türkiye'den ve dünyadan 3 semavi din ve bu dinlerin mezheplerinden temsilcilerin katıldığı konferansa iştirak eden isimlerden bazıları: Rusya Katolik Kilisesi'nden Adjey Steskevish, Rusya Hahambaşılığı'ndan Alexander Lakshin, Kitab-ı Mukaddes Şirketi'nden Behnan Konutgan, California Başhahamlığı'ndan David Seidenberg, Vatikan Fahri Elçisi Georges Marovich, Rusya Ortodoks Kilisesi'nden Igor Vyzhanov, İngiliz Angilikan Kilisesi Temsilcisi Mark Jenkham, Telaviv Hahamı Yehoshua Engelman, Bulgar Ortodoks Kilisesi'nden Nikola Petkov, Kıldani Katolik Kilisesi'nden Paul Karataş, Rusya Federasyonu Müftüsü Ravil Gaynutdin, Alman Evanjelik Kilisesi adına Sabine Falsal, Ermeni Kilisesi Patrik Vekili Sahak Masalyan, Süryani Kadim Kilisesi Metropoliti Samuel Akdemir, Türk Presbiteryen Kilisesi adına Turgay Üçal, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkan Yardımcısı Cemal Uşşak, A.Ü İlahiyat Fakültesi'nden Prof.Dr. Hayrani Altıntaş, AKP Milletvekili Nevzat Yalçıntaş...

Konferansa ABD Barış Enstitüsü'nden Ortadoğu uzmanı Daniel Pipes, Vatikan Doğu Kiliseleri Konseyi Başkanı Kardinal Ignas Musa Davut, ABD Hıristiyan-Müslüman Diyaloğu Merkezi Başkanı Jerald Whitehouse, Kudüs Latin Patriği Mişel, New York'tan Kardinal Edward Egan, Filistin'in Ankara Büyükelçisi Fuat Yasin, İsrail'in Ankara Büyükelçisi David Sultan, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Recai Kutan, ANAP Genel Başkanı Ali Talip Özdemir, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Devlet Bakanı Ali Babacan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, AKP Milletvekilleri Nusret Bayraktar, Mehmet Elkatmış ve konferansa katılamayan dünyanın çeşitli ülkelerindeki semavi dinlerin temsilcileri kutlama telgrafı gönderdiler.

KONFERANS BÜLTENİ

Bilim Araştırma Vakfı'nın 23 Haziran 2003 tarihinde İstanbul'da düzenlediği "Dinler Terörü Lanetler" isimli uluslararası konferans, son derece önemli bir konuyu ele almaktadır. Konferansa Türkiye'den ve dünyanın çeşitli ülkelerinden önde gelen pek çok Müslüman, Hıristiyan ve Musevi davet edilmiş, her üç İlahi dinin temsilcileri ve mensupları bu önemli konuda görüş bildirmeye ve ortak bir mesaj vermeye çağrılmışlardır. BAV, "din adına terör" kavramının çarpıklığını vurgulayarak, hem dünyamızı tehdit eden radikal ve çatışmacı düşünceye etkin bir cevap vermeyi, hem de Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam'ın ortak ahlaki değerlerini vurgulayarak bu üç İlahi dinin mensupları arasındaki anlayış, hoşgörü, diyalog ve işbirliğine katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Bu önemli konferansın, her üç İlahi dinin mensupları arasındaki işbirliği ve anlayışta önemli bir adım olacağı inancındayız.

Materyalizme Karşı Ortak Tavır

Bilim Araştırma Vakfı, dünyadaki ve ülkemizdeki pek çok sorunun kökeninde, yanlış dünya görüşlerinin ve ahlak anlayışlarının yattığı inancıyla hareket etmektedir. Siyasi çatışmaların, savaşların, toplum içindeki haksızlıkların, gerçekte insanların ahlak anlayışıyla çok yakından ilgisi vardır. Söz konusu sorunların hangi ahlak anlayışının sonuçları olduğuna baktığımızda ise, materyalist felsefe ile yüzyüze geliriz.

Bu felsefeler, insanın bu dünya üzerindeki yaşamının tamamen rastlantıların ürünü olduğunu varsayar. İnsanın hayvanlardan evrimleşmiş bir canlı türü olduğunu, ve sadece çatışma yoluyla ilerlediğini ileri sürer. Bu anlayışı kabul eden bir insanın, bencil olması kaçınılmazdır. Hayatı, çıkar mücadelelerinin acımasızca yürütüldüğü bir arena olarak görür, fedakarlık, merhamet, dürüstlük gibi erdemleri gereksiz bulur. Darwin'in evrim teorisi yoluyla bilimsellik iddiasında bulunan bu yanlış dünya görüşü, yanlış olmasına rağmen çağımızda büyük bir etkiye sahiptir. Gerek komünizm veya faşizm gibi totaliter ideolojilerde, gerekse modern toplumları saran ahlaki dejenerasyonda, materyalizmin yıkıcı etkilerini görmek mümkündür.

Materyalizm, insanları sadece maddi değerlere yönelttiği, onları manevi kavramlardan kopardığı için, milli duyguları da yok eder ve dolayısıyla milletlerin bekası için önemli bir tehdittir.

İşte bu nedenle Bilim Araştırma Vakfı, yıllardan beridir materyalist felsefenin ve onun fikri dayanağı olan Darwin'in evrim teorisinin yanlışlığını gerek milletimize gerekse tüm dünyaya aktarmak için son derece kapsamlı bir kültürel hizmet yürütmektedir. BAV bu amaçla yurt çapında ve yurtdışında 500'e yakın konferans düzenlemiş, tüm bunlar büyük bir ilgi ve destekle karşılanmıştır.

Materyalizme yönelik bu fikri mücadelede ortaya çıkan önemli gerçeklerden biri ise, materyalist felsefeye karşı, her üç İlahi dinin inananlarının birlikte ve aynı safta olduklarıdır. Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar, bizleri Allah'ın yarattığına ve O'nun gösterdiği doğrulara göre yaşamamız gerektiğine inanmaktadırlar ki, bunlar çok önemli ortak değerlerdir. BAV, her üç İlahi dinin mensuplarının bu ortak değerler üzerinde birlikte hareket etmeleri gerektiği inancındadır.

Sadece materyalizme karşı değil, dünya üzerindeki ırkçılık, faşizm gibi zararlı ideolojilerin fikren yenilgiye uğratılmasında veya fakirlik, sosyal adaletsizlik gibi meselelerin çözümünde de İlahi dinlerin mensuplarının işbirliği yapmaları son derece gereklidir.

Osmanlı'nın Hoşgörüsü Dünyaya İyi Bir Örnektir

Bu konuda BAV'a ilham ve perspektif veren çok önemli bir unsur da, vakıf camiamızın dünya görüşünde çok temel bir yer tutan Osmanlı vizyonudur. Mirasçısı olduğumuz büyük Osmanlı İmparatorluğu, dünyanın hoşgörüsüzlük ve dini baskıyla dolu olduğu bir dönemde, Hıristiyan ve Musevi cemaatlerine gösterdiği büyük toleransla tarihe geçmiştir. İspanya'dan haksız yere sürülerek mağdur edilen Musevilerin, Osmanlı Sultanı II. Bayezid tarafından kabul edilmesi ve kendilerine büyük ihtimam gösterilmesi, her zaman akılda tutulması gereken çok önemli bir tarihsel derstir.

Osmanlı tebası içindeki Hıristiyan ve Museviler de, Devlet-i Ali'nin kendilerine gösterdiği toleransı her zaman minnetle anmışlardır. Osmanlı'ya büyük katkılarda bulundukları ise tarihin reddedilemez bir gerçeğidir. Saray'da görev alan ya da Osmanlı toplumunun önemli pozisyonlarına gelen Musevi ve Hıristiyanlar, bu büyük dünya imparatorluğunun gelişmesine ve güçlenmesine önemli katkılar sağlamışlardır.

BAV, Osmanlı'nın her üç İlahi dinin mensuplarını barış ve hoşgörü ortamı içinde yaşatabilmiş olmasının, günümüz dünyasının sorunlarına önemli bir ışık tuttuğu görüşündedir. Örneğin 20. yüzyılın başlarından bu yana daimi bir çatışma ve kaos içinde kalmış olan Ortadoğu'da, Osmanlı yönetimi boyunca asırlar süren bir barış ve huzur ortamı kurulmuştu. Osmanlı egemenliğindeki Kudüs'te, Yahudiler sinagoglarında, Hıristiyanlar kiliselerinde, Müslümanlar da camilerinde Allah'a ibadet ediyor, üç din barış içinde bir arada bulunuyordu. Bugün Ortadoğu'da akan kanların durması ve bölgede Osmanlı dönemindeki barış ve kardeşlik tablosunun yeniden oluşması, Osmanlı vizyonunun yeniden özümsenmesiyle mümkün olacağı kanaatindeyiz.

Dinler Arası İşbirliği ve Hoşgörü

Buraya kadar açıklanan yaklaşım içinde, Bilim Araştırma Vakfı, dinler arası diyalog ve işbirliği konusunda büyük bir kültürel hizmet kampanyası başlatmıştır ve bunu da sürdürmeye kararlıdır:

- BAV camiası, Musevi ve Hıristiyanlarla, her üç İlahi dinin mensuplarının inandığı ortak gerçekler ve değerler doğrultusunda her türlü kültürel işbirliğine hazırdır. Özellikle Allah'ın varlığını, ateist felsefelerin yanlışlığını, din ahlakının güzelliğini anlatan kültürel çalışmalarda, bunları Hıristiyan ve Musevilerin de hizmetine sunmak için gerekli her türlü düzenlemeyi yapmak isteğindedir.

- BAV, ülkemizdeki Musevi ve Hıristiyan vatandaşlarımızın haklarının önde gelen savunucusudur ve öyle olacaktır. BAV camiası, Musevi ve Hıristiyan vatandaşlarımızın güvenlik ve huzur içinde yaşamaları, dinlerini diledikleri gibi uygulamaları ve temsil edebilmeleri için onlara her türlü entellektüel ve sosyal desteği vermeye hazırdır.

- BAV, ülkemizdeki veya dünyanın herhangi bir ülkesindeki Musevi ve Hıristiyan cemaatlerini taciz etmeye yönelik söylem ve hareketlerin tümüne karşıdır. Musevilere yönelik barbarca bir nefret ideolojisi olan Anti-Semitizme yani Yahudi düşmanlığına şiddetle karşıdır. Aynı şekilde sadece inançlarını yaşadıkları için "Haçlılık" veya "misyonerlik" gibi hayali suçlamalara hedef olan samimi Hıristiyanların haklarının savunucusudur.

Sonuç

Bilim Araştırma Vakfı, her üç İlahi dinin mensuplarının karşılıklı hoşgörü ve anlayışının gelişmesi ve temel değerler üzerinde işbirliği yapmalarının, 21. yüzyılda dünyayı değiştirebilecek çok önemli bir adım olduğu inancındadır. Geçtiğimiz iki yüzyıl, insanlığın materyalist felsefe tarafından aldatılmasının acı meyveleri ile doludur. Dünya Savaşları'nda, soykırımlarda, etnik çatışmalarda, komünist veya faşist totalitarizmlerde, ahlaki dejenerasyon ve çürümede, bu felsefenin izlerini görmek mümkündür. Oysaki bilim ve düşünce alanındaki gelişmeler, materyalizmi ve onun türevlerini çürütmekte, insanlığa bu dünyada tesadüfen bulunmadığını, Yüce Yaratıcı'nın inayetiyle var olduğunu göstermektedir.

Bu temel gerçeği kabul eden Musevi ve Hıristiyanlarla Müslümanlar arasında bir "Medeniyetler Çatışması" değil, aksine barış ve işbirliği olmalıdır. BAV, bu barış ve işbirliğinin hem ülkemizde hem de dünya çapında tesisi için çalışmaya kararlıdır. Aşağıdaki Kuran ayeti, BAV mensuplarının Musevi ve Hıristiyanlara bakışının da özünü oluşturmaktadır.

"Bize ve size indirilene iman ettik; bizim ilahımız da, sizin ilahınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz." (Ankebut Suresi, 46. ayet)


Vakfımız tarafından hazırlanan "Dinler Terörü Lanetler" isimli kitapta konu ile ilgili ayrıntılı bilgiler verilmiş, üç semavi dinin terör konusundaki hassasiyeti dile getirilmiştir.

ÖNSÖZ
KIBRIS KONFERANSLARI
BİRİNCİ KIBRIS KONFERANSI
İKİNCİ KIBRIS KONFERANSI
ÜÇÜNCÜ KIBRIS KONFERANSI
KIBRIS KONFERANSINA BASINDAN YANKILAR
KIBRIS KONFERANSI İÇİN BAV'A HİTABEN YAZILAN TEBRİK YAZILARI
KIBRIS İÇİN KÜLTÜREL KAMPANYA
"MUSUL-KERKÜK VE TÜRKMENLER İÇİN GERÇEK ÇÖZÜM" KONFERANSI
"DİNLER TERÖRÜLANETLER" KONFERANSI
"OSMANLI VİZYONU İLE BALKANLAR’A BAKIŞ" KONFERANSI
KOSOVA SORUNU VE ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI HAKKINDAKİ KONFERANSLAR
SONUÇ

 

 
Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail - E-mail Listesine Kayıt