BİRİNCİ KIBRIS KONFERANSI

"KIBRIS İÇİN GERÇEK ÇÖZÜM"

Bilim Araştırma Vakfı'nın düzenlediği "Kıbrıs İçin Gerçek Çözüm" konulu ilk konferans, 6 Şubat Perşembe akşamı Çırağan Kempinski Oteli Bellini Salonu'nda yapıldı. Çok sayıda tanınmış siyasetçi, diplomat, bilim adamı ve emekli generalin katıldığı toplantı geniş ilgi gördü.

Başkanlığını Kültür eski Bakanı Sn.Agah Oktay Güner'in yürüttüğü toplantı İstiklal Marşı okunması ve Kıbrıs şehitleri için saygı duruşunda bulunulmasıyla başladı. Ardından Bilim Araştırma Vakfı tarafından hazırlanan "Kıbrıs" belgeseli gösterildi.

Agah Oktay Güner açış konuşmasında, vakıf yöneticilerini böyle bir toplantı düzenledikleri için tebrik etti. Agah Oktay Güner'in, katılamayan davetlilerin başarı dileklerini içeren mesajlarını iletirken, KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Rauf Denktaş'ın BAV Başkanı Sn. Tarkan Yavaş'a hitaben yazmış olduğu mektubu okuması izleyiciler tarafından uzun süre alkışlandı.

Böyle toplantıları Kuvayı Milliye hareketi ile bağdaştıran Güner, "sorunların demokrasilerde milletin katılımıyla çözüme ulaşacağını" belirtti.

Kıbrıs'ta sinsi bir plan yürütüldüğü üzerinde duran Güner, "Kıbrıs Türkü'nün kendi kendini dağıtması planlanmaktadır. Oysa kazanmış oldukları haklar daha önce topyekün yok edilmek istenen bir halkın kazandıkları haklardır ve ana sütü gibi helaldir."dedi. Sayın Bakan, Türk tarafına kabul ettirilmeye çalışılan BM planına dikkat çekerek, "Her barış barışı getirmez." dedi.

Ardından söz alan emekli Dz. Albay Neşet İkiz konuşmasında, Batı ülkelerinin eski Yunan tarihi nedeniyle Yunanistan'a sempati beslediğini hatırlattı. "Kıbrıs meselesi 186 yıllık bir meseledir, anlamak için Rumların "büyük ülkü"sünü anlamak lazım."dedi. 1907'de Churchill adaya gittiğinde Rumların "İngiltere Kıbrıs'ı bize verecektir, size güveniyoruz." dediklerini belirtti. Aynı şekilde Roosevelt'e de başvurulduğunu anlattı. Adanın Osmanlı İmparatorluğu zamanında 336 gemi ile savaşılarak alındığını, o zaman bile Sokullu Mehmet Paşa'nın "tüm Avrupa'yı karşımıza alırız" diye uyardığını söyledi. "Anlaşmalar kudret ve kuvvetin ifadesidir." diyerek, Türkiye'nin davet edilmediği 1947 Paris Konferansı'nda Ege adalarının ve benzer şeklide Kıbrıs'ın da Avrupa'nın menfaatleri doğrultusunda Rumlara verildiğini anlattı.

Kültür ve Ticaret eski Bakanı Dr.Agah Oktay Güner konferansın yöneticiliğini yaptı. BAV Başkanı Tarkan Yavaş
  İskeçe Müftüsü
Emin Aga
KKTC Cumhurbaşkanı Müşaviri Sabahattin İsmail Kıbrıs Harekatında Görev Yapan E.Deniz Amfbi Albay Neşet İkiz
Kıbrıs'ta görev yapmış E. Generallerimize plaketlerin takdim edilirken konferanstan duydukları memnuniyeti ifade ettiler. Ulusal Türk Kuruluşları Dünya Konseyi Başkanı Hüseyin M.Yusuf plaketini alırken
Kıbrıs gazisi gazeteci Engin Konuksever plaketini alırken ANAP Eski Grup Başkan Vekili Beyhan Aslan Nevzat İlker'e plaketini verirken
Dr. Agah Oktay Güner Girne Milletvekili Nevzat İlker

Bir hukukçu ve siyaset bilimci olan KKTC Girne milletvekili İlker Nevzat, konuşmasına BAV mensuplarına, hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek başladı. Ağırlıklı olarak Kıbrıs adasının stratejik konumu ve Kofi Annan Planını değerlendirdiği konuşmasında, "Sorunu yalnızca iki toplumun arasındaki ihtilaf olarak değerlendirmenin yanlış olacağını" söyledi. Adanın 3 kıtanın birleştiği, petrol ve diğer ikmal yollarının tam ortasında bulunduğunu, bu yüzden de devletlerin çıkarlarının yarıştığını aktardı. İngilizlerin 19. yüzyılın başından beri adada garantör devlet olarak 2 büyük askeri üsse sahip olduğu ve bu alanlarının adanın toplam yüzölçümünün %3'üne tekabül ettiğini belirtti. 30 yıldır ayrı yaşayan iki toplumu birleştirmenin felaket doğuracağını anlatan Nevzat, Annan Planının bu yüzden kabul edilemez olduğunu belirtti.

KKTC Cumhurbaşkanı Danışmanı Sebahattin İsmail konuşmasında Kıbrıs Türkleri'nin medyadaki propaganda yolu ile Türkiye'den koparılmaya çalışıldığı üzerinde durdu. Psikolojik bir harekat yürütülmekte olduğunu ve böylece Kıbrıslı Türkler'in sanki anavatana başkaldırmış gibi gösterilmeye çalışıldığını söyledi. Miting alanlarında "Biz Rum değiliz, Türk değiliz, Kıbrıslıyız" yazan pankartların küçük bir azınlığın görüşünü yansıttığı, özellikle solcu görüşüyle tanınan Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin çalışması olduğunu anlattı. Bu partinin güneydeki komünist AKEL partisinin kuzeydeki uzantısı olduğunu belirtti. Benzer şekilde, "Türkiye AB'ye girmek için sizden vazgeçti." propagandası da yapıldığını anlattı. Gençlerin yurtdışı burslar ve ücretsiz kamplar vasıtasıyla, Türk kimliği ve kültüründen soyutlanmaya ve koparılmaya çalışıldığını anlattı. "Yeni bir halk var etme çabası var. Oysa tarihin hiç bir döneminde Kıbrıslı diye bir halk yok, Rumlar ve Türkler var." dedi.

İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga ise konuşmasında, Kıbrıs halkının manevi değerlerinden uzaklaşmasının üzerinde durdu. Türk kimliklerini red eden gençler hakkında "Bu, gençlerin idealsiz ve imansız yetişmelerinden kaynaklanıyor." dedi ve Denktaş'a manevi değerlerin kazandırılması konusunda çağrı yaptı. "Ehli küfrün oyunu değişmez." diyerek dış güçlerin Türkiye'yi hep bölmeye çalıştıklarını, "megalo idea"ya göre Anadolu'daki tüm Türkler'in de gitmelerinin amaçlandığını hatırlattı. "Küfür tek bir millettir" diyerek, aralarında ayrılık olmadığını söyledi.

Ulusal Türk Kuruluşları Dünya Konseyi Başkanı, Akdeniz TV ve Volkan gazetesi sahibi Hüseyin Macit Yusuf yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta KKTC devletinin devamı için verdikleri mücadeleyi anlattı. "Satılmışlar ve iş birlikçilere karşı ulusal Türklük mücadelesi veriyoruz. Türk bayrağı orada dünya var olduğu sürece gönderde kalacaktır. KKTC'yi yaşatmaya devam edeceğiz. Yeter ki anavatandaki destek devam etsin. Bu dava dünyadaki 300 milyon Türk'ün davasıdır, Türklük davasıdır." dedi. 1974'teki Barış Harekatıyla baskı rejiminden kurtulduklarını ancak şimdi Annan Planı ile KKTC'nin Batı Trakya konumuna sokulmaya çalışıldığından yakındı. Medyada da bu yönde bir propaganda yapıldığını belirtti. Kıbrıs'ta verilecek bir ödünün ardından başkalarını da getireceğini söyledi: "Annan Planı KKTC'nin ortadan kaldırılışıdır, topraklarımızın 1/5'i Rumlara verilecek, sulu tarım alanlarının %85'i verilecek, su kaynaklarının %75'i verilecek, 52 köy verilecek ve 120 bin insan göçmen hale getirilecek. Kanunla, isteyen bir Rum, Türk kesimindeki eski evine dönüp 3 gün kalabilecek, 1350 işyeri kapanacak, Rumlara ait eski bir eşya bulunursa Türk tazminat ödemeye mahkum edilecek. Bu plan tuzak belgesidir, esaret planıdır. En önemlisi de, Türkiye'nin garantörlüğü kalkacak. Biz Türkiye ile plan, Türk planı yapalım" dedi.

Vakıf Başkanı Tarkan Yavaş ise konuşmasında, Kıbrıs'ın milli meselemiz olduğu ve vazgeçebileceğimiz bir toprak olmadığını anlattı. "Annan Planı kabul edilemezdir, adanın güvenliği, soydaşlarımızın hayatı tehlikeye düşmektedir." dedi. Bu planla beraber psikolojik bir savaşın da yürütülmekte olduğunu belirten Yavaş, "Ada halkı bizden koparılmaya çalışılmaktadır. Biz de bundan sonra gereken desteği vereceğiz. Oluşturulacak fiziki köprüleri değil manevi köprüleri kimse yıkamaz, araya kimse giremez. BAV gibi sivil toplum kuruluşlarına düşen, bu politikaları desteklemektir. Propaganda yöntemleri aydınlatıcı çalışmalarla bertaraf edilmelidir. Bu gece burada konuşulanlar burada kalmayacak ve vakıf olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasının teminatı olacağız." dedi.

"Kıbrıs İçin Gerçek Çözüm" konferansı KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a sağlık temennileri ile sona erdi.

ÖNSÖZ
KIBRIS KONFERANSLARI
BİRİNCİ KIBRIS KONFERANSI
İKİNCİ KIBRIS KONFERANSI
ÜÇÜNCÜ KIBRIS KONFERANSI
KIBRIS KONFERANSINA BASINDAN YANKILAR
KIBRIS KONFERANSI İÇİN BAV'A HİTABEN YAZILAN TEBRİK YAZILARI
KIBRIS İÇİN KÜLTÜREL KAMPANYA
"MUSUL-KERKÜK VE TÜRKMENLER İÇİN GERÇEK ÇÖZÜM" KONFERANSI
"DİNLER TERÖRÜLANETLER" KONFERANSI
"OSMANLI VİZYONU İLE BALKANLAR’A BAKIŞ" KONFERANSI
KOSOVA SORUNU VE ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI HAKKINDAKİ KONFERANSLAR
SONUÇ

 

 
Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail - E-mail Listesine Kayıt