KAMUOYUNA ÖNEMLİ AÇIKLAMA

BİR KISIM BASINA CEVAP


PDF formatında görüntülemek için tıklayın

EBRU ŞİMŞEK'İN İDDİALARININ GERÇEK DIŞI OLDUĞU AĞIR CEZA MAHKEMESİ KARARI İLE KESİNLEŞMİŞTİR

Ebru Şimşek'in iddialarının gerçek dışı olduğu, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2006/26 esas sayılı davada Başsavcılığın verdiği BERAAT MÜTALAASI ve yine 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/7 No.lu BERAAT KARARI ile kesinlik kazanmıştır. Beraat kararında yer alan ifadeler şu şekildedir.

"Sanıkların savunmalarına, katılan Ebru Şimşek vekillerinin beyanlarına, Ebru Şimşek ile ilgili izlenen CD görüntülerine, yine Ebru Şimşek ile ilgili CD görüntüleri üzerinde görüş beyan eden bilirkişi Nevzat Tarhan'ın beyanına, inşaat mühendisi bilirkişi Çağlar Göksu'nun Ebru Şimşek'in görüntülerinin alındığı evle ilgili beyanına, EBRU ŞİMŞEK'İN İLİŞKİLERİ konusunda beyanda bulunan savunma tanıkları Özgür Aydemir, Mehmet Ali Yıldırım, Tacettin İnce, Yavuz Coşkun, İbrahim Özcan, Ecevit Şahin'in anlatımlarına göre; sanıklar (..) hakkında TEHDİT İLE MENFAAT SAĞLAMAK (ŞANTAJ) SUÇUNDAN AÇILAN DAVADA ATILI SUÇUN SÜBUT BULMADIĞI (SABİT OLMADIĞI) ANLAŞILMAKLA (...) SANIKLARIN BERAATİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ SONUCUNA VARILMIŞTIR."

BAV MENSUPLARI, -SAYIN ADNAN OKTAR DA DAHİL OLMAK ÜZERE-
İSTANBUL 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NİN KARARIYLA ÇETE İFTİRASINDAN DA AKLANMIŞLARDIR

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/7 no.lu gerekçeli kararı, BAV camiası mensuplarını çete iddialarından aklamıştır. Bu iddianın mesnetsiz olduğunu belgeleyen kanıtları sayan mahkeme, BAV Davası'nda çete suçunun da bulunmadığını şu ifadelerle kayda geçmiştir:

"Sanıkların savunmalarına, savunma tanıklarının ve bilirkişilerin beyanlarına ve 2004/337 esas sayılı dosyada dinlenen müşteki ve tanıkların yargılama sırasındaki beyanlarına ve yukarıda deliller bölümünde tek tek gösterilen delillere göre sanıkların cürüm işlemek için teşekkül oluşturdukları, bu örgütte yönetici ya da üye oldukları konusunda atılı (...) SUÇLARIN SABİT OLMADIĞI SONUÇ VE KANISINA VARILARAK, sanıkların bu suçtan da BERAATLERİNE..."

Diğer taraftan Ebru Şimşek'in eski avukatı Ercüment Yaltır, 2002 yılında, İstanbul C. Başsavcılığına BAV mensupları aleyhinde, 313. madde (cürüm işlemek için teşekkül oluşturma) çerçevesinde suç duyurusunda bulunmuştur. Başsavcılık suçun oluşmadığını tespit ederek takipsizlik kararı vermiştir. Bu karar, itiraz üzerine, Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da tasdik edilmiştir.

O tarihten bugüne Ercüment Yaltır ve arkadaşlarının başvuruları dolayısıyla çeşitli savcılıklarca tam 7 kere soruşturulmuştur. Bu soruşturmaların tamamında takipsizlik kararları verilmiş ve bu kararlar ağır ceza mahkemelerince tasdik olunmuştur. Ağır Ceza Mahkemeleri kararlarıyla onaylanan bu takipsizlik kararları, davamız yargılananlarının ne eski TCK'nın 313. maddesinde belirtilen ne de yeni yasanın 220. maddesinde belirtilen suçları işlemediklerinin kesin kanıtlarıdır.

1. DELİL: Davada toplanan deliller, davanın en önemli tanığı olarak gösterilen Ebru Şimşek'in gerçekleri gizlediğini, çarpıttığını ve BAV mensuplarına iftirada bulunduğunu belgelemiştir. Bu nedenle, Ebru Şimşek aleyhinde başta İstanbul C. Başsavcılığı olmak üzere çeşitli savcılıklarca İFTİRA SUÇUNDAN açılmış ve halen devam eden 8 AYRI CEZA DAVASI bulunmaktadır.

2. DELİL:  Resmi bilirkişi raporu, Ebru Şimşek'in iddialarının asılsız olduğunu ispatlamıştır. Ebru Şimşek, mahkemede, 1994 yılında Kanal 6 Televizyonu'nda yayınlanan görüntülerinin BAV mensuplarından birinin İstinye'deki evinde çekildiğini öne sürmüş ve bu evi polise de göstermiştir. Ne var ki, Ebru Şimşek'in görüntülerindeki gerçek ev ile iftira ettiği (İstinye'deki) evin MİMARİ SİSTEMLERİ TAMAMEN FARKLIDIR. Ebru Şimşek'in 10 seneden beri yargıdan, basından, kamuoyundan gizlediği gerçek evin tüm duvarlarında kolon ve kirişler vardır. Oysa, iftira ettiği İstinye'deki evin duvarları ve tavanları düzdür, hiçbir kolon veya kiriş bulunmamaktadır.  Görüntüdeki ev ile gösterdiği ev apayrı binalardır. Nitekim mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi tarafından hazırlanan 18.10.2004 tarihli rapor, EBRU ŞİMŞEK'İN GÖRÜNTÜLERİNDEKİ EVİN İSTİNYE'DEKİ EV OLMADIĞINI, dolayısıyla olayın BAV mensupları ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını tartışmasız biçimde ortaya çıkarmıştır.

3. DELİL: Deliller toplandığında, Ebru Şimşek'in tehdit ve şantaj iddialarının da gerçekdışı olduğu kesinleşmiştir. Bu konuda bilirkişi incelemesi yapan İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı, Ebru Şimşek'in görüntülerini incelemiş ve bu kişinin "silahla tehdit edildim", "bana uyuşturucu hap verildi", "görüntülerde bana zorla hayat kadını rolü yaptırıldı" gibi iddialarının gerçekdışı olduğunu tespit etmiştir.

4. DELİL: Malum görüntüler 1994 yılında yayınlandığında, Ebru Şimşek'e, "bunu BAV Camiası mensuplarının üzerine atalım" aklını veren Filiz Karataş isimli kişi, tanık olarak mahkeme önünde her şeyi itiraf etmiştir. O dönem, Ebru Şimşek'le aynı evi paylaşan Filiz Karataş, Ebru Şimşek'in görüntülerindeki olayla BAV Camiası mensuplarının hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, BU HAYALİ İDDİAYI BİRLİKTE UYDURDUKLARINI açıklamıştır.

5. DELİL: Ebru Şimşek'in BAV davasına konu olan hayali iddiaları, daha önce de (Ebru Şimşek'in bu asılsız iddiayı ilk olarak ortaya attığı 1994 yılında başlayan soruşturma kapsamında) Cumhuriyet Savcılıkları tarafından araştırılmış, yapılan tahkikat sonunda bu İDDİALARIN MESNETSİZ VE GERÇEKDIŞI OLDUĞU anlaşılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ebru Şimşek'in aynı iddiaları hakkında (1999 yılında) TAKİPSİZLİK KARARI vermiştir.

6. DELİL: BAV davasında şikayetini sürdüren diğer kişi olan Fatih Altaylı'nın "sanıklar bana hakaret içeren fakslar gönderdiler" iddiasının gerçekdışı olduğu, Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı, İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı ve İstanbul Üniversitesi'nin bilirkişi raporuyla anlaşılmıştır.

7. DELİL: DYP Genel Başkanı Sayın Mehmet Ağar ile DYP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Celal Adan, deliller toplandıktan sonra, bu davada yargılanan kişilerin kendilerine karşı hukuka aykırı bir davranışlarının bulunmadığına KESİN KANAATLERİNİN GELDİĞİNİ ifade ederek şikayetlerini geri çekmişlerdir.  

8. DELİL: İddianamede isimleri bulunan diğer kişilerin tümü, 1999 operasyonunda gözaltına alınan hanımların anne ve babalarıdır. Bu kişiler, "eğer şikayetçi olmazsanız kızınızı bir daha göremezsiniz" diyerek korkutulup şikayetçi olmaya zorlanmışlardır. Evlatlarına kavuştuklarında ise, savcılığa ve mahkemeye başvurarak, kimseden şikayetlerinin bulunmadığını açıkça ifade etmişlerdir.

9. DELİL: İddianamede şantaj iddialarının sözde delili olarak gösterilen ve tutanaklarda "gizli kamera" olarak isimlendirilen eşyaların, SIRADAN BAHÇE KAMERALARI olduğu çeşitli üniversitelerin bilirkişi raporlarıyla ortaya çıkmıştır.

10. DELİL: Hayal mahsulü şantaj iddialarının hiçbir delili ya da dayanağı yoktur. Bu tür iddiaların sözde kanıtı olarak basın mensuplarına teşhir edilen ve "şantaj kaseti" olarak gösterilmeye çalışılan CD'lerin, SIRADAN BELGESEL FİLMLER olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca basında kendilerine şantaj yapıldığı iddia edilen isimler, hem şantaj iddialarını hem de görüntülerinin çekildiği iddialarını her aşamada reddetmişlerdir.

11. DELİL: İddianamede sözde suç delili olarak zikredilen ve yasadışı bir eşya havası vermek için tutanaklarda "disket silici" olarak isimlendirilen elektronik eşyanın, her bilgisayarda kullanılan ve bilgisayara disket takmaya yarayan SIRADAN DİSKET SÜRÜCÜSÜ olduğu ortaya çıkmıştır.

12. DELİL: İddianameye dayanak yapılan sahte emniyet ifadelerinin ve emniyet tutanaklarının yasadışı olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu sahte tutanakları düzenleyen emniyet görevlileri İŞKENCE SUÇUNDAN MESLEKTEN İHRAÇ EDİLMİŞLER, bazıları hüküm giyerek cezaevine girmiştir. Ayrıca söz konusu emniyet ifadelerinin geçersiz olduğu, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da kabul edilmiştir. Mahkeme 2007/339 E. Sayılı davanın 29.02.2008 tarihli duruşmasında "yasak usullerle alınan ifadelerin delil olarak değerlendirilemeyeceği CMK'nun 148. Maddeden anlaşıldığından" diyerek söz konusu emniyet ifadelerinin hükme esas alınamayacağını açıkça ifade etmiştir. 

13. DELİL: İddianamede "Maddi Sömürü Düzeni" başlığı altında ortaya atılan iddiaların da tamamen asılsız ve hayal mahsulü olduğu ortaya çıkmıştır. Haksız çıkar iddialarının sözde delili gibi gösterilmeye çalışılan bir takım gayrı menkul satışlarının ya hiç gerçekleşmediği, ya da bunları satanların gelirlerini kendilerinin kullandığı bizzat ilgilisi durumundaki tanıkların beyanlarıyla tespit edilmiştir.

14. DELİL: Maliye Bakanlığı'nın denetim birimi olan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bu davada yargılanan BAV mensuplarının tümünün mal varlıklarını, şirketlerini, gelirlerini incelemiş, hiçbir suç unsuruna rastlamamış, bu gerçeği belgelendiren 3 AYRI RAPORU dosyaya sunmuştur. Nitekim mahkeme, gözaltına alınan kişilerden zaptedilen tüm eşyaları, paraları, araçları, gayrı menkulleri sahiplerine iade etmiştir.

15. DELİL: BAV Davası iddianamesinde yer alan suçlamalar çeşitli savcılıklarda defalarca takipsizlik almıştır. Savcılıklar tarafından söz konusu iddialar incelenerek verilmiş olan bu TAKiPSiZLiK KARARLARI, Ağır Ceza Mahkemelerince verilen onama kararlarıyla KESİNLEŞMİŞTİR.

16. DELİL: Bu davada yargılanan kişilerin, güya Fulya Vanioğlu isimli bir kişiye kitap tercümesi yaptırdıkları ve ücret ödemedikleri iddia edilmiştir. Mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen Fulya Vanioğlu, KİMSENİN KENDİSİNİN EMEĞİNİ SÖMÜRMEDİĞİNİ, iddianın tamamen asılsız olduğunu açıkça anlatmıştır.

17. DELİL: Dava dosyasına "sanıkların telefon görüşmeleri" diye aktarılan tutanakların hiçbirinin davada yargılanan kişilere ait olmadığı, sanıklarla uzaktan yakından alakası bulunmayan, kim olduğu belli olmayan kişilerin oluşturduğu suni konuşmalar olduğu ve hepsinden öte bu tutanakların yasadışı nitelik taşıdığı ortaya çıkmıştır. Nitekim mahkeme dosyalarında BU TARZ BİR BANT KAYDI YOKTUR.

18. DELİL: Sayın Adnan Oktar'ın Harun Yahya müstear adıyla kaleme aldığı eserleriyle ilgili İTHAMLARIN BİLİMDIŞI VE GERÇEKDIŞI OLDUĞU, İlahiyat Fakülteleri'nin öğretim görevlileri tarafından bu eserler hakkında düzenlenen bilirkişi raporlarıyla belgelenmiştir.

19. DELİL: Davada yargılanan kişilerin Babuna Kampanyası kanalıyla haksız gelir temin ettikleri şeklindeki iddianın gerçekdışı olduğu, BAV Camiası'nın bu kampanyayla ilgisinin bulunmadığı ve söz konusu kampanyada herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı 5 AYRI YARGI KARARIYLA kesinlik kazanmıştır.

 

Bilim Araştırma Vakfı Davası hakkındaki bilgi, belge ve adli dökümanları
www.bav-savunma.org
sitesinde bulabilirsiniz.

Ebru Şimşek'in iddialarının iftira mahiyetinde olduğunu ortaya koyan
adli belgelerin tümünü

www.ebrusimsekolayininperdearkasi.com adresinde bulabilirsiniz.

 

 

Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail