BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI MENSUPLARININ AİLELERİ İFTİRALARI YALANLIYOR
(2)
(İstanbul Adliye Sarayı, 21 Ocak 2008)

tıklayınız
tıklayınız
İzleyin 2.film
tıklayınız
İzleyin 3.film
tıklayınız
tıklayınız
tıklayınız
tıklayınız
tıklayınız
tıklayınız
tıklayınız
 

1. BÖLÜM >>

3. BÖLÜM >>

Filmlerin deşifreleri

1.film:
Bayan: Bilim Araştırma Vakfı'nın davasına geldik. Ben diğer annelerin söylemlerine karşılık şu anda buradayım. Bizim çocuklarımızla herhangi bir sorunumuz yok. İlişkilerimiz çok iyi. Diğer annelerin söyledikleri, kendi dile getirdikleri iftiralardır diyeceğim. Bakın mahkeme günü yaklaştı. Bundan 10 gün evvel zaten kendileri Cumhuriyet Gazetesi'nde kendi düşüncelerini söylediler. Biz onlara karşı buradayız inşaAllah. Onların söyledikleri onları ilgilendirir. Ama asla bizim BAV camiasındaki çocuklarla hiçbir sorunumuz yok. İnşaAllah sonuna kadar da onlarla birlikteyiz. Öyle olduğumuzu da göstermek için bu gün buradayız inşaAllah. Teşekkür ederim.

2.film:
Muhabir: Efendim niçin gelmiştiniz adliyeye? Kısa bir şey alabilir miyiz?
Bayan: Adnan Oktar Bey için mahkemeye.
Muhabir: Dava için gelmiştiniz, öyle mi?
Bayan: Evet.
Muhabir: Ne düşünüyorsunuz?
Bayan: Biz çok memnunuz evlatlarımızdan. Son derece milliyetçi, vatanını seven, tahsilli, iyi aile çocukları bunlar. Hepsi hepsi iyi üniversitelerde yetişmiş. Biz çok memnunuz. Adnan Oktar Bey'e de çok teşekkür ederim. Bu zamanda böyle iyi evlatlar yok. Iftihar ediyorum evlatlarımla.
Muhabir: Sizce diğer aileler niçin bu şekilde düşünüyor?
Bayan: Onlar kendi düşünceleri. Bizi etkilemez. Biz kendi evlatlarımıza bakarız.
Muhabir: Teşekkür ederim.

3.film:
Muhabir: Dava için mi geldiniz?
Bay: Dava için geldim. Tanık olarak dinleneceğim. Ben bu grubun içinde benim 6 tane çocuğum, iki tane gelinim var. Burada bir adaletsizlik durumu var. Bu insanlar 6 seneden daha aşkın bir zamandır yargılanıyorlar. Ben 6 tane çocuğu büyüten bir insan olarak diyorum ki, benim çocuklarımın hepsi üniversiteyi bitirdiler. Üniversitede olanlar da var. Hepsi üretici pozisyondalar. Şimdiye kadar kimseye bir fenalıkları dokunmadı. Ve şimdiye kadar bir karakol, mahkeme hiçbir şey de olmadı. Taşradan gelen bir insanım. Çocuklarımdan çok memnunum. İki tane kızım var. Bunlar kendilerini tamamen bu davaya adadılar. Ve gençliklerini, yaşamlarını hepsini dışarıdaki gördüğümüz
azizler gibi, azizeler gibi kendilerini verdiler. Toplumda bunlara saygı duyulması gerekirken, şimdi davalar için buralara geliyoruz. Teşekkür ederim.

4.film:
Muhabir: Mahkeme için mi gelmiştiniz teyze?
Bayan: Evet.
Muhabir: Ne konuşacaksınız?
Bayan: Ne konuşacağım, çocuklarımız Allah'ın yolunda tebliğ ediyorlar. Bazıları bunlarla uğraşıyorlar. Onlarla ilgili gördüklerimi söylemeye geldim. Kötü bir şey yapmıyorlar. Allah'ın emrini yerine getiriyorlar.
Muhabir: Sizin çocuğunuz bu grupla birlikte mi?
Bayan: Evet. Benim çocuğum da burada.
Muhabir: Ne için böyel bir şey yapıyorlar o zaman?
Bayan: Ne yapıyorlar, tebliğ ediyorlar Allah'ın verdiklerini yerine getiriyorlar. Ne yapacaklar başka? Kötü bir şey yapmıyorlar. Bunların yaptıkları şey çok güzel şeyler.

5.film:
Muhabir: Ne için gelmiştiniz?
Bay: Adnan Bey'in davası için geldik.
Muhabir: Çocuklarınız mı var sizin de?
Bay: Evet efendim.
Muhabir: Ne düşünüyorsunuz bu dava hakkında? Yani siz memnun musunuz çocuklarınızdan?
Bay: Çok hem de, çok memnunuz, oldukça memnunuz.
Muhabir: Peki diğer aileler niye öyle düşünüyorlar.
Bay: Onlar masonik baskı içerisinde, bunlar ayarladılar onları, zorla.
Muhabir: Siz de mahkemeye onu anlatmak için mi geldiniz?
Bay: Tabii.
Muhabir: Bir şikayetiniz yok, memnunsunuz yani çocuklarınızdan?
Bay: Hayır katiyen hem de. Çok, gayet güzel. Biz de rahatız, çocuklarımız da.
Muhabir: Görüşebiliyor musunuz? Çocuklarınızla görüşebiliyor musunuz?
Bay: Her gün, hemen hemen.
Muhabir: Kaç çocuğunuz var?
Bay: İki tane kızım var. Bir tanesi onlarla.
Muhabir: Onlarla birlikte?
Bay: Evet.
Muhabir: Bir şikayetiniz yok yani?
Bay: Hayır, katiyen hem de.
Muhabir: Peki siz bir şey söylemek  ister misiniz?
Bayan: Ben daha önceden tanıyorum. Üç tane kızım var. Arkadaşlarıyla beraber. Senelerdir yani 15-20 yıldır. Ben de kendilerini yakından tanıyorum. Bunların hepsi yalan haberler. Yani Adnan Bey çok muhterem bir insan, hiç öyle söylenenler yalan yani uydurma şeyler. Herkes yanında çok mutlu, çok rahat yani öyle bir sıkıntı yok. Bu camiayı bölmek istiyorlar. Herkes burada birlik, beraberlik içinde bir hayat yaşıyor. Yani söylenenler doğru değil.
Muhabir: Peki çok teşekkür ederiz.
Muhabir: Peki isminizi öğrenebilir miyiz?
Bayan: Benim ismin Gönül Demiriz.
Bay: Oral Gökçaylar.
Bayan: Benim kendi işyerim var. Kızlarım da benim yanımda. Devamlı dışarıda yurtdışına gidip geliyorlar. Hepsi çok serbest, rahat yaşıyorlar yani.
Bay: Nereden çıkıyor yani böyle, bırakmıyorlarmış çocukları filan.
Bayan: Öyle bir şey yok.
Bay: Dün beraber lokantaya gittik.
Muhabir: Cevat Babuna öyle olduğunu iddia ediyor, göremediklerini iddia ediyor.
Bay: Bir de sizler gidin de benimle beraber istediğiniz çocuğu babasıyla nereye gittiğini göstereyim ben size.
Bayan: Cevat Babuna senelerce konferanslara falan katıldı. Konferanslarda konuştu. O zaman hep beraberdi, çocuklarını görüyordu. Çocukları beraberdi. Şimdi birden niye dönüş yaptı ben bunu anlayamıyorum yani. Ben tanıyorum Cevat Babuna'yı da, kızlarını da. Hep beraberdik yani ben onları çok yakından tanıyorum. Oktar'ın hastalığında olsun, yani Cevat Babuna birden dönüş yaptı.

6.film:
Bayan: Tabii ki. Adnan Bey'in davası için geldim. Çocuklarımız son derece sağlıklı, okumuş, kültürlü insanlar. Aklıbaşında insanlar. Onlar hiçbir zaman kimsenin etkisi altında kalmazlar. Kitaplarını seviyorlar, okuyorlar. Hür iradeleriyle ticaretlerini yapıyorlar. Yetişkin insanlar. 47 yaşında bir insan kendi hür iradesini kullanamaz mı Türkiye Cumhuriyeti'nde?
Muhabir: Çocuklarınızı görebiliyor musunuz siz?
Bayan: Her zaman, her an beraberiz, her an beraberiz.
Bayan 2:Her gün yanımızda.
Muhabir: Diğer aileler göremediklerini söylüyorlar.
Bayan: Hayır efendim, böyle birşey yok. O kendi aile sorunları. Kendi ailelerinin kopukluğundan kaynaklanıyor.
Bayan 2: Asla böyle birşey yok.
Bayan: Bizim çocuklarımız her an yanımızda ve her an görebiliyoruz. Onlar kendi aralarındaki iletişim sorunları. Adnan Bey'le olan sorunları değil. Yani hiç böyle birşey yok.
Muhabir: Peki çok teşekkür ederiz.
Bayan: Ben teşekkür ederim.

7.film:
Muhabir: Dava için mi gelmiştiniz?
Bayan: Evet, dava için gelmiştik.
Muhabir: Sizin de çocuklarınız bu grupla beraber mi?
Bayan: Bizim yeğenlerimiz bu grupta 20 seneden beri beraberler.
Muhabir: Görüşebiliyor musunuz çocuklarınızla?
Bayan: Tabii ki, tabii ki. Görüşmez olur muyuz.
Bayan 2: Hiçbir sorunumuz yok.
Bayan: Bayramımızda, özel günlerimizde, haftasonlarımızda gelir kalırlar. Yani çok da memnunuz bu camiada bulundukları için. Allah Adnan Bey'den razı olsun. Çocuklarımızı yani böyle güzel bir şey olarak yetiştirdi. Allah razı olsun.
Muhabir: Diğer aileler yalnız görüşemediklerini söylüyorlar.
Bayan: Onlar artık onlara birşey diyemeyeceğim.
Bayan 2: Başka sorunları vardır herhalde.
Bayan: Kendi aile arasında sorunları olduğu için.
Bayan 2: Bizim hiçbir problemimiz yok. Yani telefon açıyoruz, görüşüyoruz. Haftasonları, yani her zaman tabii ne kadar sıklıkta olur akraba ziyareleri.
Muhabir: Kaç tane çocuğunuz var? Bu grupla beraber bir kişi mi?
Bayan 2: İki.
Bayan: Hayır, iki kişi.
Muhabir: Memnunsunuz yani? Bir şikayetiniz yok?
Bayan: Çok memnunuz, çok memnunuz yani. Adnan Bey sayesinde çok şeyler öğrendik. Kitaplarından çok şeyler. Ve bütün konu komşuma dağıttım. Herkes yani çok güzel şeyler öğrendi. Allah razı olsun. Allah hiçbir zaman ona sıkıntı yüzü göstermesin. Allah onunla beraber olsun inşaAllah.
Bayan 2: İnşaAllah bundan da kurtulacaktır zaten.
Muhabir: Bugün ifade mi verdiniz acaba?
Bayan: Hayır ifade vermedim. Hayır, hayır, hayır.
Muhabir: Sadece dinleme amaçlı mı?
Bayan: Evet, dinleme amaçlı geldik. Her zaman arkasındayız zaten inşaAllah, yani ölene kadar arkasında bizler olacağız inşaAllah. Çocuklarımızla, yeğenlerimizle.
Muhabir: İsminizi öğrenebilir miyiz?

8.film:
Bayan: Çocuklarımızın yanındayız inşaAllah. Bizim onlardan hiçbir şikayetimiz yok. Adaletin en iyi kararı vereceğinden de eminiz. Sayın Adnan Oktar Beyefendi'nin de sonuna kadar arkasındayız.

9.film:
Bayan: Yargıya güveniyoruz. İnşaAllah Allah'ın selametiyle temize çıkacaklar. Herkes de görecek.
Bayan 2: Bugüne kadar bütün yapılan iftiralarda beraat etti. Bundan da edecek inşaAllah. Meydana çıkacak.
Bayan 3: Zaten o kadar çok uğraşılacak şey var ki. Yani bu ufacık şeylerle yani, çok basit bir şeyle uğraşılıyor esasında. Adalet çok basit şeylerle uğraşıyor. Uğraşılacak o kadar çok şeyler var ki. Bir anne, çocuklarını seven insanlar zaten bu duruma düşürmez çocuklarını. Pırlanta gibi çocukları var esasında. Pırlanta gibi. Hepsini de tanıyorum yani. Ben de 20 senedir bu camianın dışardan da olsa içindeyim. Her şeylerine de şahidim Allah'ın izniyle.
Bayan 2: Ben de onlarla beraberim. 3 tane de kızım var. 20 yıldır beraberiz. Benim çocuklarım da orada. Hepsi çalışıyor. Yurt dışına da gidiyor. Bütün hayatlarını, sinemaya da gidiyor, gezmeye de gidiyor. Kim kimi zorla tutup, kim kimin beynini yıkayabilir ki? Hepsi büyük insanlar, hepsi üniversite mezunu insanlar.
Bayan 4: Hepsi üniversite mezunu gençler. Hepsi pırıl pırıl gençler. Nasıl beyinlerini yıkayabilirler ki? Saçma.

10.film:
Bayan: Zaten şimdi 40 yaşına geldiler. Kim kimi zorla tutabilir ki? 40 yaşında, herkes18 yaşından sonra zaten herkes özgür iradesine sahiptir. Kimse kimseyi zorla tutamaz.
Bayan 2: Hepsi arkadaşlar.
Bayan 3: Öbür annelerin iftiralarına biz de şey oluyoruz yani, üzülüyoruz.
Bayan 2: Evet, bizler de üzülüyoruz. Bizleri üzüyorlar yani.
Bayan 3: Bizim evlatlarımız pırıl pırıl gençler. Bu zamanda böyle gençler ailelerini...
Bayan 2: Hadi çocuklar zorlanıyor, bizde mi zorlanıyoruz?
Bayan: Keşke bütün gençlerimiz böyle olsa.
Bayan 2: Niye zorlanalım ki hepsi pırıl pırıl İslam milletiz, 5 vakit namazında, pırıl pırıl gençler nasıl bir etki altında kalabilirler? Mümkün değil yani.
Bayan 3: Hepsi üç üniversite bitiren gençler, cahil değil ki.
Bayan 2: Kesinlikle
Bayan 3: Biz her zaman arkasındayız evlatlarımızın.
Bayan 2:Onlar bizlere örnek oluyorlar. Biz onlara nasıl şey...
Bayan: Büyük örnekler oldular bizlere evet.
Bayan 2: Evet bizlere örnek oluyorlar yani.
Bayan: Çocuklarımız bize büyük örnek oldu. Biz hakikaten Adnan Bey'in yazdığı kitaplarla bir çok şey öğrendik.
Bayan 2: Zaten yüzlerinize baktığınız zaman pırıl pırıl insan olduğunu görürsünüz.
Bayan: Birçok şey öğrendik. Hep rafta kalmıştır bizim kurallarımız ama inşaAllah birçok şeyi öğrenmiş bulunuyoruz yani.
Bayan 3: Biz Adnan Oktar Beyefendi'nin eserlerini okuyoruz. Herzaman takib ediyoruz. Çok memnunuz. Evlatlarımız da son derece bize faydalı insanlar. Böyle insanları takdir edeceğinize..
Bayan 2: Faydası olmuş bir insandır yani. Gerçekten meyve veren ağaç taşlanıyor bu memlekette.
Bayan 3 : Fakat bunların çoğu masonların yaptığı, inançsız insanların yaptığı şeyler.
Bay: Tabii, masonlar.
Bayan 3: Bunlar masonların yaptığı şeyler.
Bay: Benim de iki tane kızım var, gelinim var. Karşı tarafın avukatının söylediği şeyler vardı ki insanlığımdan utandım. Ben şimdi o kızlarımın karşısına, nasıl yüzüne bakabilirim? Öyle bir iddialarda bulundu ki ben insanlığımdan utandım.
Bayan 3: Tabii bize de üzüntü oluyor.
Bay: Utandım şov amaçlı kötü şeyler söylüyorlar. Nasıl olur? Altı tane çocuğum var. Hiç bir zaman hiç bir yere bir kötü bir durumla karşılaşmadılar ki. Hiç bir iddia yok. Burada gelip anlatabildiğini iddia etmeleri de Allah'a havale ediyorum. Allah cezalarını versin.  
Bayan 3: Allah'ın adaleti büyük.
Bayan 2: Yaşlıları düşünüyorlar, kolluyorlar. Bu gençlerin ne kadar güzel bir örnek yani.

 

 

 
Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail