BAV DAVASININ ZAMANAŞIMI İLE SONUÇLANMASININ ARDINDAN YAPILAN

Basın Toplantısı

Kamuoyunda “Bilim Araştırma Vakfı Davası” olarak bilinen ve aralarında BAV Fahri Başkanı Sayın Adnan Oktar’ın da bulunduğu 35 kişinin yargılandığı dava 24.11.2005 tarihinde İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin zamanaşımı kararıyla sonuçlanmıştır.

Bazı medya kuruluşlarında, vakıf avukatlarının güya bu davayı zamanaşımına sokmak için kasıtlı şekilde uzattıkları şeklinde gerçekdışı iddialar yer almıştır. Ne yazık ki, bazı siyasiler ve köşe yazarları da, davanın geçirdiği aşamalarla ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıklarından, gerçekle bağdaşmayan yorumlarda bulunmuşlardır.

Kamuoyunu bu iddialarla ilgili olarak doğru bilgilendirmek amacıyla Bilim Araştırma Vakfı tarafından 8 Aralık 2005 Perşembe günü saat 11.00’de İstanbul Ritz Carlton Otel’de bir basın toplantısı düzenlenmiştir.

Ülkemizin önde gelen basın kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen bu toplantıda Bilim Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Tarkan Yavaş ve Vakfın eski başkanlarından (ve halen Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanlığını yürüten) Sayın Altuğ Berker medya mensuplarına multivizyon eşliğinde sunum yapmışlar ve yöneltilen soruları cevaplandırmışlardır.

BAV Başkanı Tarkan Yavaş, konuşmasında, davanın zamanaşımına girmesinin asıl nedeninin olayın gereksiz ve hukuka aykırı bir biçimde DGM’ye taşınması olduğunu, nitekim DGM’nin de yaptığı yargılama neticesinde dosyada DGM kapsamında değerlendirilebilecek bir olay bulunmadığına hükmettiğini, ancak bu aşamanın 4 yıl sürdüğünü, bunun –yani olayın DGM’ye taşınmasının- sorumlusunun da BAV mensupları olmadığını belirtmiştir. Tarkan Yavaş, eğer bir sorumlu aramak gerekiyorsa, bu sorumlunun dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ve –daha sonra meslekten ihraç edilen- Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan olacağını, konuyu DGM’ye taşıyanların esas olarak bu iki eski kamu görevlisi olduğunu hatırlatmıştır. Tarkan Yavaş, diğer yandan, reddi hakim ve yetkisizlik kararları nedeniyle mahkeme değişikliklerinin toplam olarak sadece 1 yıl tuttuğunu vurgulamış, yetkisizlik kararlarının mahkemelerin kendi aralarındaki hukuksal tartışmadan kaynaklandığını, yalnızca 2 kez reddi hakim talebinde bulunduklarını ve bu taleplerinin mahkeme heyetlerince uygun görüldüğünü, bunun da kanıtlarının çok güçlü olmasından kaynaklandığını dile getirmiştir.

Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı Altuğ Berker ise dosya içeriğinin beraat kararı gerektirdiğine inandıklarını, bu nedenle de BAV mensuplarının zamanaşımı kararına hiç sevinmediklerine dikkat çekmiştir. Altuğ Berker, davada tek şikayetçi konumunda bulunan Ebru Şimşek’in mahkemeye suç yeri olarak gösterdiği ev ile görüntülerindeki evin tamamen farklı yerler olduklarını maket üzerinde ve dialarla basın mensuplarına ayrıntılı olarak izah etmiştir. Ebru Şimşek’in mahkemeyi yanıltmak için ilgisiz bir evi gösterdiğinin, bilirkişi raporuyla sabit olduğunu anlatan Altuğ Berker, bu konuda Ebru Şimşek hakkında iftira suçundan 10 ceza davası açıldığını vurgulamıştır.

BAV Davası avukatlarından Av. Fatih Doğan da yargı kararlarına karşı herkesi saygılı olmaya çağırmış ve adli mercileri töhmet altında bırakacak açıklamalardan kaçınılması gerektiğini vurgulamıştır.

Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan konuşmacılar, yöneltilen bir soru üzerine Vakıf Fahri Başkanı Adnan Oktar’ın “Harun Yahya” müstear adıyla kaleme aldığı eserlerle ilgili bilgi vermişlerdir. Toplantı sonunda, gazetecilere, konuyla ilgili belgeler ve mahkeme tutanaklarından oluşan bir dosya sunulmuştur.

Konferanslar Serisi >>>

 
Ana Sayfa - Arkadaşına Gönder - E-mail